Sayfalar
- Ana Sayfa
- iletisim
- apple iphone
- bize satın para kazanın
- hakkımızda
- birebir ürünler
- link
- replika saat
- İpad ekran tamiri
- ekran tamiri
- samsung ekran tamiri
- iphone ekran tamiri
- telefon ekran tamiri
- cep telefonu ekran tamiri
- cep telefonu ekran değişimi
- cep telefonu ekran tamiri
- dokunmatik ekran tamiri
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyatlari
- Cep Telefonu teknik servisi > Samsung, İphone, Htc...
9 Şubat 2015 Pazartesi
tablet ekran tamiri,nden islam bilgileri3
tablet ekran tamiri,nden islam bilgileri3 evet arladaslar sizler icin tablet ekran tamiri yazılarını sizlere sunmaya devam edrken tablet ekran tamiri diyorki budistler de, Budayı ilah olarak kabûl ediyorlar. Budistle-re göre. Buda insan olarak doğmadan önce, semâda yaşıyordu. Yeryüzünde inecek bir yer aradı ve nihâyet Sudhodana âi-lesinin bir ferdi olarak doğmaya karâr verdi. Annesi oruçlu olarak serâyın damında uyurken, rü’yâsında, etrâfına nûrlar saçarak gökden bir beyâz filin yere indiğini ve sağ böğründen karnına girdiğini hayret ile görür. Budanın doğmasına yakın birçok alâmetler de görünür. Annesi bulunduğu şehri terk eder ve bir ağacın altında, ilah olan oğlu yeryüzüne gelir. Bu-distlerin inancı, akl ve mantığın aslâ kabûl edemiyeceği şeylerle doludur. Brahmanların ve Budistlerin inançları ile hıris-tiyanların teslis inancı ism farkları hâriç, birbirine benzer. İlahların yeryüzünde bâkire bir kıza nüfûz etmeleri ve doğmaları ve insanların onları ilâh olarak kabûl etmeleri arasında, insanı hayretde bırakan bir benzerlik vardır. Bunlardan birkaçını zikr edelim:
1— Hıristiyanlara göre, îsâ aleyhisselâm ölmüş ve öldükden üç gün sonra dirilmişdir. Krishna da öldükden sonra dirilerek göğe yükselmişdir.
2— îsâ aleyhisselâm mezârmdan. Buda ise tabutundan kalk-mışdır.
3— îsâ aleyhisselâm öldüfüleçeğini nceden söylemiş, zindanlardaki, ya’nî Cehennemlerdeki rûhları kurtarmış ve mezârdan kalkınca, Allahın sağına oturmuşdur. Buda da, dünyâdan çekileceğini ve Nirvanaya gideceğini haber vermişdir.
4— îsâ aleyhisselâm göğe çıkınca, bütün âlemin işlerini eline alarak hükm etmeğe başlamışdır. Buda da, göklerin sultânlığını kurmuş ve âleme hükm etmeğe başlamışdır.
5— İncîllerde, îsâ aleyhisselâmın babalarını ilk melik dedikleri Dâvüd aleyhisselâma kadar, ittifakla zikr ederler. Budanın da neslinin ilk melik olan Makavamata dayandığı zikr olunur.
Teslis ve tenâsüh, ya’nî ölen bir kimsenin rûhunun başka bir kimseye geçeceği i’tikâdı [inancı] hind dinlerinde olduğu gibi, eski Mısr dinlerinde de vardır. Mısriıların inandıkları tanrılardan en büyüğü, (Amonra)dır. Alâmeti güneşdir. Bu âlemi irâdesi ve kelâmı ile yaratmışdır. Amonranın yardımcısı olan ikinci tanrıları (Oziris)dir. Oziris, yeryüzüne inmiş, çeşidli acılar çekmiş ve öldü-rülmüşdür. Üçüncü tanrıları olan (İzisi) sâyesinde tekrâr dirilmiş ve göğe yükselmişdir. Böylece Oziris, ölüler ilâhı olmuşdur. Ayrıca, eski Mısrda melikler, ya’nî (fir’avn)lar, Amonranın (güneşin) oğlu olarak kabûl edilmişlerdir.
Time, (Rûh-ül-âlem) kitâbında, (Herşeyden önce, mahlûkâ-tın bir (fikr-i misâl-i dâimîsi) vardır ki, ilk kelime ve ilk uknûm odur. Kendisi madde değildir, rûhânîdir ve akl ile anlaşılamaz. İkinci mertebe, madde-i gayr-i muntazımedir. Telaffuz olunan ikinci kelime ve ikinci uknûmdur. Bundan sonra gelen üçüncü mertebe, ibn [oğul] ya’nî ma’nâ âlemidir ki, üçüncü uknûmdur. Bütün kâinât bu üç sınıfdan ibâretdir. İbn, ya’nî oğul pek güzel bir tanrı yapmak istedi ve mahlûk olan bir tanrı yapdı) demekde-dir. Bu söz karışık ve anlaşılamaz bir hâlde Eflâtûna geldi. [Time-nin, Eflâtûnun hocalarından biri olduğu da bildirilmekdedir. Çünki, Eflâtûn, büyük üstâdı Sokrat ile Timenin bir meclisde bulunduğunu bildirmekdedir. Timenin, (matematik), (Pisagorun hayâtı) ve (âlemin rûhu (Rûh-ül-âlem)) isminde üç eseri olup, bunlardan ikisi gayb olmuşdur. Gayb olmıyan (âlemin rûhu) kitâbı ise, kendisinden sonra gelen filozofları çok meşgûl etmişdir. Çünki, bu kitâbm ilk altı kısmından çıkarılan fikr ile Eflâtûnun, Time (Timeios) konuşmasında anlatdığı fikr arasında pek bir fark yokdur.]
Eflâtûn, Timeden gelen bu fikri başka bir şekle sokdu. Eflâtûn üç esâs ilâh olduğunu iddi’â etdi.
Birincisi, Babadır. En yüce ve yaratıcı ve diğer iki ilâhın babasıdır. Birinci uknûmdur.
İkincisi, asi, görünür olan tanrıdır ki, görünmez olan Babanın veziridir. Kelime, (Logos) ve idrak demekdir.
Üçüncüsü de, Kâinât âlerhidir, dedi.
Eflâtûna göre, eşyânın, varlıkların hakîkati, ma’nâlar [idea-larjdır. [Eflâtûnun, idea diye bahs etdiği şey, mâhiyyet, fikr, a’yân-ı sâbite demekdir. Eflâtûnda idea, eşyânın ve varlıkların değişmeyen, sâbit ve ebedî olan hakîkatıdır. Eflâtûn, âlemi ikiye ayırır: Birisi, görünen hisler âlemi. Diğeri ise, hakîkî âlem, ya’nî ide-alar âlemidir. Hakîki, ya’nî idealar âlemi, ebedî olduğu hâlde, hisler âlemi durmadan değişir.] İdealar, sâdece aklımızda, hayâlimizle kâim olmayıp, cismsiz olarak kendilerine mahsûs bir kıyâm ve hayâtları vardır. Eflâtûn her hakîkati, ya’nî ideayı dahâ yüksek ha-kîkatlere ircâ eder, bağlar. Böylece bütün hakîkatler, idealar, mutlak (BİR)e irca olunur. Bu yüce.idealardan meydâna gelen BİR (hayr)6\r ki, tanrının kendisidir. Diğer yüce idealar, hakîkatler ona tâbi’dir. Aşağı olan idealar (^şerjdir ki, şeytânın kendisidir. Diğer aşağı, kötü idealar ona tâbi’dir.
[Eflâtûn, idealann kendisinde birleşdiği (BÎR) kabûl etdiği ve hayr, iyilik diyerek aynen tanrı kabûl etdiği şeyin, hareket ve hayât sâhibi ve âlemin babası (Baba tanrı) olduğunu söylemişdir. Bu birinci uknûmdur. Baba tanrı, ya’nî yüce idealar birliği, maddeye nizâm veren, fekat maddeden temâmen farklı bir lûh yaratmış-dır ki, bu Babanın oğludur. Bu rûh, yaratanla yaratılan arasında aracı olan bir varlıkdır. İkinci uknûmdur.
Eflâtûn, ikinci uknûm kabûl etdiği rûh hakkındaki görüşlerini ve Fisagor, Time ve diğer bütün eski yunan felesofları da, ortaya atdıkları fikrleri, hep Âdem ve Şii (Şis) aleyhimcsselâmın ki-tâblarından ve bu kitâbları bilen din âlimlerinden öğrenmiş, bunları, kendi noksan bilgileri ve kısa aklları ile îzâh etmişler, değiş-dirmişlerdir. Eflâtûn, Menon konuşmasında, rûhun ölümsüz olduğunu ve birçok def’alar yeryüzüne geldiğini ve görünen (dünyâ) vc görünmiyen (â/ı/ret) âlemindeki herşeyi görmüş olduğunu söylemekdedir. Phaidros konuşmasında rûhu da üç kısma ayırır; Birincisi; idcalara yönelmiş olan akldır. İkinci ve üçüncüsü ise; istek, his kısmıdır. Bunlardan biri akla uyarak hayra, iyiliğe ya’nî tanrıya, diğeri ise kötü, maddî isteklere götürür.] Cesed ya’nî beden bir zindân olup, rûh önceden mücerred idealar âlemine ko-nuldukdan sonra, bu zindâna atılmışdır. [Böylece rûh ve bedenden mürekkeb insan meydâna gelmişdir.] Hikmetin vazifesi ya’nî ahlâkdan maksad, tanrı ile münâsebetde bulunabilmek için, rûhu beden zindânına bağlıyan zincirlerden kurtarmakdır. Sef-râmk, se’âdet yolunun yalnız fazilet ve kemâlât kazanmak olduğunu söylemişdir. Eflâtûn ise, (Se’âdetin kemâli aynen fazîletde vardır. Fazilet ve kemâl, rûhun sıhhati, kurtuluşu ve âhengidir. Se’âdete kavuşmak için, menfe’at düşüncesi ve âhirelde mükâfatlara kavuşmak arzûsu olmaksızın, sâdece fazilet kazanmak için çalışmak yetişir) demekdedir.tablet ekran tamiri sizin icin sundu.
tablet ekran tamiri, tablet ekranı tamiri,
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder